Yapay zeka destekli sohbet robotları, gençler arasında yalnızca bilgi edinmek amacıyla değil, aynı zamanda duygusal destek almak için de giderek daha fazla tercih edilmeye başlandı. ABD’de yapılan yeni bir araştırma, her beş gencin yaklaşık birinin stres, kaygı veya üzüntü gibi duygusal durumlarla başa çıkmak üzere yapay zekaya yöneldiğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu eğilimin ruh sağlığı açısından bazı riskler taşıyabileceği konusunda uyarıyor.
RAND araştırma kuruluşu tarafından gerçekleştirilen ve sonuçları JAMA Pediatrics dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, 12-21 yaş aralığındaki gençlerin %19’u duygusal sorunlar yaşadıklarında yapay zeka sohbet robotlarından yardım aldığını bildirdi. Önceki bir çalışmada ise bu oranın %13 olduğu görülmüştü. Yeni veriler, yapay zekanın gençlerin günlük yaşamında giderek daha fazla yer edindiğini gösteriyor.
Araştırmanın başyazarı ve RAND Kıdemli Politika Araştırmacısı Ryan McBain, gençlerin duygusal destek arayışında teknolojiye yönelmesinin dikkat çekici olduğunu belirtiyor. McBain, bireylerin çevrelerinde güven duyabilecekleri insan ilişkilerine sahip olmasının daha sağlıklı olduğunu ifade ediyor. Yapay zekadan alınan tavsiyeler genellikle faydalı bulunuyor; katılımcıların büyük bir kısmı bu tavsiyeleri yararlı olarak değerlendiriyor. Ayrıca, gençlerin yaklaşık %63’ü, yapay zekadan aldıkları psikolojik destek bilgilerini aileleri veya arkadaşlarıyla paylaşmadıklarını belirtiyor. Bu durum, yapay zekanın gençler için daha özel ve yargılanmadan iletişim kurulabilen bir alan haline geldiğine işaret ediyor.
Uzmanlar, ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan sıkıntılar, uzun bekleme süreleri ve uzman eksikliklerinin gençleri alternatif çözümlere yönlendirdiğini düşünüyor. Yapay zeka araçlarının her an ulaşılabilir olması da bu tercihte önemli bir rol oynamakta.
Ruh sağlığı uzmanları, yapay zeka sohbet robotlarının terapi sunmak veya acil durumları yönetmek amacıyla tasarlanmadığını hatırlatıyor. Bazı sohbet robotlarının kullanıcılarına aşırı onaylayıcı yanıtlar verme eğiliminde olması, özellikle hassas bireylerde mevcut psikolojik sorunları derinleştirebilecek bir risk taşıyor. Bu durum, “yapay zeka psikozu” olarak tanımlanan yeni bir kavrama yol açmış durumda. Psikiyatrist Dr. Jodi Halpern, gençlik döneminin güçlü sosyal bağların kurulduğu kritik bir süreç olduğunu belirterek, yapay zeka sistemlerinin insan ilişkilerini taklit etmesinin sağlıklı olmadığını vurguluyor. Uzmanlara göre, sohbet robotlarıyla kurulan yoğun duygusal bağlar, gerçek sosyal ilişkilerin yerini almaya başladığında yeni sorunların ortaya çıkabileceği konusunda endişe veriyor.
