AK Parti’nin kurucu isimlerinden ve daha önce Milli Eğitim Bakanlığı görevini üstlenmiş olan Hüseyin Çelik, Türkiye’nin Terörsüz Türkiye süreci hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Başkent Gazetesi’nden Nursel Dilek Manavbaşı’na verdiği röportajda, bu süreçle ilgili aktörlere güvenmediğini belirten Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyla ilgili kafa karışıklığı yaşadığını ifade etti.
Çelik, “Ben aktörlere güvenmiyorum. Ancak bu sürecin başarılı olmasını umut ediyorum. Umarım yanılırım ve güzel sonuçlar ortaya çıkar. Fakat aktörlere güvenim yok.” diyerek, güven eksikliğinin altını çizdi.
Sürecin detaylarına dair sorulara yanıt veren Çelik, “Bizimkiler iç cepheyi güçlendirmekten bahsediyor. Ancak ben her zaman ‘cephe’ ifadesinden hoşlanmam. ‘İç bünyeyi güçlendirmek’ daha doğrudur; çünkü bu, bağışıklık sistemini güçlendirmek gibidir. İç bünyeyi güçlendirmenin yolu ise gayrimemnunları en aza indirmekten geçiyor. Alevi, Sünni, Kürt, Kemalist, gayrimüslim ve Müslüman herkesin memnun edilmesi gerektiğini düşünüyorum.” şeklinde konuştu.
Çelik, sadece Kürtlerin değil, tüm grupların memnun edilmesinin önemine değinerek, “Eskiden başörtülüler kendilerini dışlanmış hissediyordu. AK Parti’nin uygulamaları ile bu sorun büyük ölçüde çözüldü. Ancak şimdi başka gruplar kendilerini dışlanmış hissediyor. Bazen CHP’lilere yapılan haksızlıklara karşı sesimi yükselttiğimde, ‘Sen CHP’li değilsin, neden ses çıkarıyorsun?’ gibi tepkiler alıyorum. Ancak benim kadın haklarını savunmam için kadın olmam gerekmiyor. Bizim haklarını savunduğumuz kişilerle özdeşleşmek zorunda değiliz. Yıllardır savunduğum bir düşünce var; gerçek bir demokrasi, Türklerin Kürtlerin, Kürtlerin Türklerin, Alevilerin Sünnilerin ve Sünnilerin Alevilerin haklarını savunmadığı sürece mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.
Hüseyin Çelik’in bu açıklamaları, Türkiye’nin toplumsal barış sürecine dair önemli bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.